RÖPORTAJ // Hakan Kurşun: “Bilgisayar artık bir enstrüman oldu”

2 Posted by - 30 September 2015 - RÖPORTAJ

Kaos” ve “Kütle” albümlerinin ardından uzun bir süredir şahsi üretimlerini gün yüzüne çıkarmayan Hakan Kurşun, yepyeni bir albümle geri dönüyor. Aslında onun gibi çok yönlü bir müzisyen için “geri dönüyor” demek biraz yersiz kaçabilir. Çünkü bir yere gitmemişti, hem eğitmen kimliğiyle hem de prodüksiyon marifetleriyle müziğin merkezindeydi.

Yeni albüm “Kuark” Ekim’de dinleyiciyle buluşacak, konserler ise kışa doğru. Müjdeyi henüz vermiş ve iki şarkıyı paylaşıma açmışken albüme dair merak ettiklerimizi kendisine sorduk.

Kol Kola – Kuark Hakan Kursun mp3 192

>Merhaba, yeni albümünüz “Kuark” üzerinde ne zamandır çalışıyorsunuz? Kayıtlar bitti mi?

Hakan Kurşun: Repertuarı 2014 yılının yaz aylarında kararlaştırdım. Kayıtlar Ekim 2014’te başladı ve Temmuz ayında bitti.

>Albümde yer alacak şarkılar son model işler mi yoksa eski besteler de var mı? 

Hakan Kurşun: Son model diyebiliriz. Son 5-6 yılda yapmış olduğum bestelerden bir seçki. “Kız Taşı”nı, “Gamsız” ve “Seni Sevmek Zor” şarkılarını 2014 yılında yazdım.

>İki şarkıyı paylaşıma açtınız; Kol Kola ve Atmosfer Kız Taşı. Hala aynı tadı almak çok hoş, Kütle’yi ve Kaos’u anımsamak. Peki bizi şaşırtacak farklı bakış açıları, dokunuşlar da duyacak mıyız? 

Hakan Kurşun: Olabilir. Müzikal olarak “Gamsız” şarkısı sürprizler barındıran bir düzenlemeye sahip. “Mardin” uzun yıllardır üzerinde çalıştığım münhasır ses örnekleri ile yapılmış döngüsel bir ses tasarımı oldu. “Farklı” şarkısının finalinde ilginç bir ses dokusu var. Sözel olarak “Kaza Kurşunu” ve “Kötü Şoför” toplumsal konuları işliyor.

>Kütle’nin üzerinden tam 12 yıl geçti. Albümün eskidiğini söylemek imkansız. Bunu neye bağlarsınız? 

Hakan Kurşun: “Kütle”yi hazırlarken repertuar ve düzenleme aşamalarında kendimle yoğun bir şekilde yüzleşmiştim. Kayıtlar esnasında duo ve trio olarak metronomsuz çaldık. Bazı şarkıları ise sadece bilgisayar ile yaptım. “Kütle” kompozisyon, icra ve kayıt teknikleri açısından birçok bilgi birikimini içeriyor. Davulda Turgul Alp Bekoğlu & Volkan Öktem, basta Eylem Pelit, sazda Orhan Ölmez ve ses mühendisi Özgür Yurtoğlu var. “Kaos”u tek başıma hazırlamıştım. “Kütle”de insanlarla birlikte çalmak istedim.

HAKAN KURSUN 2

>Yayınladığınız iki şarkıdan yalnızca birinde ufak bir destek almışsınız, gitarıyla Mert Özkaya eşlik etmiş. Diğer tüm enstrümanları siz çalıyorsunuz. Albümün tamamında enstrümanları siz mi çaldınız? 

Hakan Kurşun: Hayır, nefeslilerde eski öğrencim Nedim Ulusoy var. Çok yeteneklidir! Solo gitarlarda eski öğrencim Mert Özkaya’nın nağmeleri var, o da çok yeteneklidir! Yine solo gitarlarda, kayıtları da birlikte yaptığımız, eski öğrencim Korhan Koray’ın çılgın cümlelerini duyabilirsiniz. O da çok yeteneklidir. Müziğin büyük bir kısmını kendim çaldım. Özellikle altyapılarını, piyanoları ve gitar arpejlerini. Davullarda zamansal bir düzeltme yoktur. Müzik açıktır.

>Sadece analog enstrümanlar mı kullandınız bu albümde, bilgisayar teknolojisinden de faydalandınız mı?

Hakan Kurşun: “Mardin”, “Kötü Şoför”, “Kaza Kurşunu” ve “Çalışma” isimli kompozisyonlarda müziğin özünde bilgisayar teknolojisi var. Diğer şarkılar “Kol Kola” hariç elektro akustiktir. “Kol Kola”da synthesizer var. Bilgisayar artık bir enstrüman oldu.

>Konserler başlayacaktır muhtemelen. Sahne ekibinizi belirlediniz mi, kimlerle çalacaksınız? Kesinleşen konser tarihi var mı? 

Hakan Kurşun: Konser tarihi daha kesinleştirmedik. Video işleri ile biraz vakit geçecek. Aralık ayında çalmaya başlarız diye düşünüyorum. Sahne ekibi daha kesin değil. Kasım ayında açıklayacağım.

>Siz uzun yıllardır müzik sektörünün merkezindesiniz. Sizi yakalamışken sorayım. Stream, dijital paylaşım kanalları yükselişte. Bu durum müziğe erişimin kolaylaşması açısından harika ama dijital dünya müzisyen haklarını ne kadar koruma altına alıyor sizce?

Hakan Kurşun: Bir müzisyen olarak etkin telif hakları yönetimi yapabilmek için haklarımızı devir ettiğimiz meslek birliklerine sahip çıkmalıyız. Herhangi bir piyasada hakların korunması niyet işidir. Eğer sistem isterse korur ve ilgili tahsilatları sağlar. Ulusal çapta telif haklarına baktığımız zaman ciddi bir bilgi kirliliği ve iletişim problemi gözlemliyorum. Özellikle uluslararası sözleşmeleri yaparken ekiplerde bilişim hukuku konusunda uzman kişilerin dahil edilmesini sağlamalıyız. Müzik sektörünün sistematik bir şekilde örgütlenmesi gerekiyor. Yılda bir kere Ankara ya giderek bu işler olmaz. Şu an Türkiye’de rahatlıkla tek bir imza ile sadece müzik çalan ticari ruhsat sahibi işletmelerden yılda en az 300 milyon TL toplamak mümkün!

**

Hakan Kurşun – “Döüp Duruyoruz” (Kütle, 2003)

No comments

Leave a reply