RÖPORTAJ // OGÜN SANLISOY: “SEN UYURKEN, BİZ UYURKEN BAK NELER OLUYOR”

0 Posted by - 30 May 2015 - RÖPORTAJ

Memleket rock sahnesinin temsilcilerinden Ogün Sanlısoy, “Sen Uyurken” adlı yeni albümünü bir süre önce duyurdu. İçerikteki şarkıların hikayesini ve tüm bu süreci ilk elden dinlemek için Bekir Özgür Aybar, müzisyenin kapısını çaldı.

>>>“Sen Uyurken” bir süredir yayında. Neler hissediyorsun, her şey yolunda mı?
Evet, her şey yolunda. Uzun bir çalışma sonrası albümü dinleyiciler ile paylaştık. İlk klibi de “Son Defa” isimli parçaya çektik. Beş ayrı şehirde albüm lansman geceleri düzenledik. Fikirlerine ve yorumlarına değer verdiğimiz müzik yazarları, müzisyenler, eş-dost ve yakın takipçi dinleyicilerimizden de çok olumlu geri dönüşler ve beğeniler aldık. Bunlar beni ve ekibi çok mutlu etti.

>>>Ayrı köşelerde duran şarkılardan ziyade konsept bir albüm bu sanki. Ne dersin?
Açıkçası çalışmalara başlarken “Bu bir konsept albüm olacak” fikri vardı aklımda. Son üç yıl içerisinde yaptığım şarkılardan kurulu bir çalışma oldu. Parçalar oluşmaya başlayıp, sözler olgunlaştıktan sonra kayıt aşamasına geldik. Albümün isminin “Sen Uyurken” olmasına karar verdiğimde de bu albümün kendi içinde bir konsepti olduğunu düşündüm. Bunu da hem müzikal olarak, hem de görsel olarak bir paket halinde sunmaya karar verdim.

>>>Hazırlık aşamasında neler yaşandı? 2004 çıkışlı “O Gün”deki melankoli sirayeti bu yeni kayıtta da mevcut, denebilir. Kendi adıma bunu söyleyebilirim en azından. Yanılıyor muyum?
Son yıllarda özel hayatımda üzücü bazı olaylar yaşadım maalesef. Dışarıdan bakılınca çok belli olmasa da içimde yaşadığım fırtınaları, hüzünleri, kırgınlık, kızgınlık, öfke yada aşk, sevgi gibi duyguları ancak yaptığım şarkılarla dışarı vurabiliyorum. Hatta bazen onlar bile yetmiyor, bilirsin. Demem o ki, albüm sana biraz melankolik geldiyse bu muhtemelen son dönemlerde yaşadığım duyguların şarkılara sirayet etmesinden kaynaklıdır.

>>>Ek olarak direkt cümleler de var. Sadece şahsi hikaye anlatılmıyor. Dış dünyayla, memlekette vuku bulan olaylarla bizzat ilişkili kimi bölümler. “Sen Uyurken”in çıkış noktası tam olarak nedir?
Diğer albümlerimde de olan bir şey bu aslında. Kişisel durumlarımı anlatmakla beraber etrafımda, şehirde, ülkede yaşanan olayları, toplumsal konuları da işlediğim oluyor şarkılarımda. Fakat bu son 2-3 yıl içinde yaşanan olaylar çok daha keskindi. Tüm toplumumuzun, ülkemizin ve hatta dünyanın bile dikkatini çekti. Günlerce, aylarca konuştuk gelişmeleri. Farklı farklı şekillerde etkilendiğimiz doğrunun, yalanın, iyinin, kötünün birbirine karıştığı ama sonuçta vicdanlarımızı yaralayan çok olaylar yaşandı. Travmatik bir süreç geçirdik. Ayrıştık, kutuplaştırıldık. Neye, kime inanacağımızı şaşırır hale getirildik. Hala da etkisinden kurtulamadık zaten.

>>>Albümün temelinde yer veriyorsun tüm bunlara.
Evet. Sonuç olarak herkes gibi ben de bu durumlardan çok etkilendim. Aynı konuyu iki farklı mecradan izleyince bambaşka sonuçlar çıkartıldığını da gördüm. Bizler başka taraflara bakarken başta bazı siyasetçilerin, medyanın bir bölümünün ve çıkar odaklarının aslında diğer taraftan başka şeyler yaparak bizleri kandırdıklarını, uyuttuklarını daha net gördüm. “Ağaç” isimli şarkımın bir yerinde geçen “sen uyurken, ben ağlarım” cümlesi de albüm ismi konusunda bana yol gösterdi. “Sen uyurken, biz uyurken bak neler oluyor”

>>>Hem kapak görseli, hem de kitapçıktaki illüstrasyonlarda bir masal etkisi var. Tüm bunlar ne anlatıyor?
Tam da bu noktada çıktı kapak ve kitapçık fikri. Kapak hazırlamak düşüncesi uzun zamandır aklımdaydı zaten. Nihayet bu albümün ismiyle beraber netleşti. “Sen Uyurken” ismi ile ilgili aklımda çocukları uyutmak için sıkça başvurulan bir yöntem olan masallar ve masal kitapçığı konsepti oluştu. Sonuçta uyutuluyorduk. Her şarkım için bir vinyet düşündüm, masal kitaplarındaki gibi, şarkının sözlerinin hemen yanındaki sayfaya o şarkıyla ilgili bir görsel çizmek istedim. Basit, desen tadında ve karakalem. Böylece şarkıları dinleyenlere, şarkıda bahsettiğim şeyleri benim elimden çıkmış çizimlerle birlikte izleyerek hislerimi daha iyi anlatabileceğimi düşündüm.

>>>Kapaktaki baykuş içeriği özetliyor sanki.
Baykuş, bilindiği üzere geceleri uyumayan ve çok iyi görebildiği için geceleri yaşayıp avlanan bir kuş. Bu özelliklerinden dolayı da birçok kültürde bilgeliği, sır ve gizli bilgiyi sembolize eder. Ayrıca baykuşun arkasında duran “dreamcatcher” yani düş kapanı, kötü rüyaları, kabusları kovduğuna inanılan, asıldığı, varolduğu yerde güzel rüyalar görüleceğine inanılan eski bir Kızılderili eşyası. Bu iki figürü beraber kullanarak masal kitapçığımızın kapağını da oluşturmuş oldum. Kapağın büyük boyutlu halini de konserlerimizde sahnenin arkasında dekor olarak kullanıyoruz. Özel bir boya ile boyanan bu dekor yine özel bir ışık ( blacklight) ile aydınlatılınca bambaşka bir boyut alıyor. Burada da “Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında” fikrini desteklemiş oluyor bir bakıma.

>>>Ekipte kimler var?
Prodüktör olarak Tarkan Gözübüyük ve Cihan Barış var. Müzisyen arkadaşlarım uzun yıllardır çalıştığımız davulda Sertan Soğukpınar, bas gitarda Sertan Coşkun var. Bu albümde ilk defa çalıştığımız Onur Ataman ise gitarda.

>>>Hazırlık aşamasına dönmek isterim. Kayıtlar ne kadar sürdü?
İki aşamalı bir süreç oldu. İlk olarak şarkıların düzenlemesi ve provalar süreci yaklaşık iki buçuk ay sürdü. Daha sonra kayıt aşamasına geçtik. Miks ve mastering toplamda 9 aylık bir sürede tamamlandı.

>>>Lansman sonrası yoğun tempoda konserler devam etti sanırım. Peki, yakın planda nerelerde sahne alacaksın?

Yeni bir turne ve konser planları var, ancak bu sıralar durağan geçiyor işin doğrusu. Seçim süreci bitsin, sonrasında tekrar hızlanmayı umuyoruz. Yazın her an, her yerde sahnede olabiliriz. Şimdi albümün tanıtılması amacıyla daha fazla neler yaparız onun üzerinde düşünüp çalışıyoruz. Ayrıca albümün açılış şarkısı olan “Merhem”e bir klip çekilmesi gündemde. Onunla ilgili hazırlıklarımız başladı.

BEKİR ÖZGÜR AYBAR

FacebookShare/Bookmark

No comments

Leave a reply