RÖPORTAJ // PAROV STELAR: “BILLIE HOLIDAY OLMASAYDI, OLMAZDIM”

1 Posted by - 06 December 2014 - RÖPORTAJ

Yayımladığı albümlerin yanı sıra remiksleriyle de adından söz ettirmeyi başarmış bir isim Parov Stelar. Buralara pek yabancı değil üstelik. Bu ay 13 Aralık akşamında ise grubuyla birlikte bir kez daha ağırlayacağız onu. Volkswagen Arena’daki (eski Black Box) konserin açılışında ise İngiliz Oi Va Voi sahne alacak.

Bekir Özgür Aybar, bu konser öncesi Parov Stelar’a bağlandı ve kendisine birtakım sorular iletti. 



parov stelar

>>Şu bir gerçek ki, senin şarkılarında modern elektro ve jazz etkileşimlerine yer ayrılıyor. Birbirini tamamlamaya meyilli iki farklı müzik formundan bahsediyoruz, bu fikre nasıl ulaştın?
Kulağa eğlenceli geliyor değil mi, ama inan bana kazara oldu. Eski 1210 turntable’ima Billie Holiday plağı yerleştirmiştim ve plak oraya sıkıştı. Sesi düğümlenmiş gibiydi. Hani bilirsin vokal sesi tekrar ediyordu. Değişik olduğunu düşündüm, hemen bilgisayarımı açtım ve bunun için bir beat üzerinde çalışmaya başladım. Her şey çok güzel gitti. Ulaştığım sonuç sihirli bir andı benim için. O an düşündüm ki gitmek istediğim yön işte buydu.

>>Kariyerinde uzun bir süreyi geride bıraktın. Onlarca albüm, en az üç katı bağımsız single’lar, remiks projeleri… Dönüp baktığında, tarzının ya da müzikal algının geçtiği aşamaları nasıl değerlendirirsin?
Electro Swing’in Parov Stelar’ı ünlü yapan tarz oldugunu fark ettim. Ayrıca, 15 yılı aşkın bir süre boyunca çeşitli tarzlarda albümler yaptım ki bunların bazıları Elektro Swing’e yakın bile değildi. Kendimi o terimle piyasaya sürmenin hala zor olmasına biraz şaşırıyordum. Sanırım tam da bu yüzden, uzun yıllar Electro Swing’ten tamamen farklı stillerde kendimi daha çok geliştirdim.

>>Marcus Füreder, Plasma, Cash Candy, Nola Grey ve nihayet Parov Stelar. Bunlardan biri gerçek ismin biliyorum, peki ya diğerleri? Yeni bir kimlik arayışının sonuçları mı?
Evet, ilk sırada yazdığın Marcus Füreder benim pasaportumda da yazılı olan gerçek ismim. Plasma ve diğerleri de kariyerimin erken döneminde kullandığım mahlaslar. Parov Stelar’a ise ayrıca değinmeliyim. Bu ismi ilk kullandığımda çok sevdiğimi hatırlıyorum ve hala onunla devam ediyorum.

>>Bilgisayar teknolojisinin, senin de bir parçası olduğun müzik üretiminde ya da müziğe ulaşma kanallarında ağırlığı malum. Son 30 yılı konuşmak gerek belki, ama günümüzdeki gelişmeler çok daha hızlı. Tüm bunlarla ilgili neler düşünüyorsun?
Haklısın, hemen her yıl müzik endüstrisinde yeni bir devrimle karşılaşıyoruz. Şu an “streaming”e sahibiz. Birkaç yıl önce ise napster, youtube ve benzer mecralar ağırlıktaydı. Ben tüm bu gelişmelerin, müziğin nasıl yeni pazarlara ulaşacağı hakkında olduğunu düşünüyorum. Müziği var etmek ise başka bir konu. Sadece kodlar yetmez, çünkü insanoğluna has hatalara ya da gizli dokunuşlara her an ihtiyaç duyarsın.

>>Birçok defa uğradın bu taraflara, bu ay içinde bir kez daha ağırlayacağız seni. İstanbul’daki konserlerine dair aklında neler var?
İstanbul, Parov Stelar Band olarak çıktığımız ilk ulaslararası konserlerden birine ev sahipliği yapmıştı. O anları asla unutmayacağız, çünkü bizim için çok özel bir geceydi. Babylon adında bir mekanda çalmıştık ve oradaki herkes samimi bir şekilde karşılamıştı bizleri. Bu yüzden o şehir ve o ülke bizim her zaman uğramaktan keyif aldığımız yerler arasındadır. Önümüzdeki konser için de heyecanlıyız.

BEKİR ÖZGÜR AYBAR – [email protected]

No comments

Leave a reply