Plak satın almak için bazı nedenler

0 Posted by - 28 August 2014 - KÖŞE YAZISI, SEVDİĞİMİZ ŞEYLER

İnternetten bir şarkı dinlediğimde Mona Lisa’nın internetteki jpeg’ine bakıyor gibi hissediyorum. Mona Lisa’nın gerçeği Louvre Müzesi’nde. Peki şarkıların “gerçek” versiyonları nerede?

vangoghBir tabloyu internetten görmekle gerçekte görmek çok farklı hisler.
Mesela Van Gogh’un “Ayçiçekleri” serisinde çiçeklerin göbeğinde ayçekirdeklerine benzer bir boya dokusu oluşturan fırça darbelerini görmek için yakından bakmanız lazım. İnternetten göremezsiniz. İşte o anda o eserle aranızda kurulan ilişki çok farklı oluyor. Fotoğrafına, kartpostalına, jpeg’ine bakmak gibi değil. Onun gerçekliğine, yeganeliğine, kendi tarihine tutuluyorsunuz.
Elbette bunu ilk düşünen ben değilim. Gerçeklik ile ilgili Walter Benjamin’in önemli fikirleri vardır. Ve bu mesele yani gerçeklik ve onun temsili yüzyıllardır felsefenin ve sanat tarihçilerinin kafa patlattığı bir konu olmuştur. “Simulacra” kavramını araştırırsanız bu alanda önünüzde yeni kapılar açabilirsiniz. Benim merak ettiğim ise bu meselenin müzikle ilgili kısmı.

mozzrtHep düşünmüşümdür, müzikte bu gerçeklik hissini ne verebilir diye. Bir şarkının bir müzik eserinin “esas”, “en gerçek”, “en yegane” hali hangisidir? Bir Mozart eserini bestelendiği döneme göre en doğru çalan orkestranın konserinde duyduklarımız mı, yoksa o eserin kayıtlı olduğu plak ya da CD mi, yoksa konser DVD’si mi? Ya çağdaş yorumlar?
Bir Beatles şarkısı düşünün. “Yesterday”. İnsanlığa mal olmuş bir eser. Peki gerçek “Yesterday” nerede?
14 Haziran 1965’te Abbey Road stüdyosunda kaydedilmiş bantta mı? 6 Ağustos 1965’te yayımlanan “Help!” isimli long play albümünün içinde mi? Yoksa 13 Eylül 1965’te yayımlanan “Yesterday” isimli 45’lik plakta mı? 90’larda çıkan ilk CD versiyonunda olmadığı kesin. Ama yakın zamandan bir örnek verir aynı soruları sorarsak bu defa plağın yerini CD alacak.
Ya şimdi sadece internette yayımlanan albümlere ne demeli? Mesela Gorillaz’ın, solist Damon Albarn’ın iPad’inde kaydedilen ve geçenlerde internette yayımlanan son albümü “The Fall”daki “Revolving Doors” isimli şahane şarkının “gerçek” versiyonu nerede? Yoksa o şimdi sadece bir sayı dizisi mi? “Sıfırbirsıfırbirbirsıfır”…

Geçenlerde Universal şirketinin arşivlerinde bir “felaket” yaşandı. 90’lı yılların başında kaydedilmiş pek çok albümün dijital kayıtlarının günümüz bilgisayar teknolojisinde artık çalışmadığı fark edildi. E eski teknoloji de yok artık.
O dönemin cihazlarında üretilen bazı sesler ve efektler bugün üretilemiyor. Yani restore etmek de mümkün değil. Geçmiş ola.

Öte yandan şu anda milyonlarca dolar değerindeki güncel master kayıtlarını dijital hard disklerde tutan şirketler de endişeli. Her ne kadar önlemler alsalar da, mesela bir arşivleme hatası sonları olabilir. Bir sabah uyandınız ve bilgisayarınızdaki bütün şarkıların Track 01, Track 02 diye sıralandığını gördünüz. Bunun gibi bir şey.
Ben son yıllarda plak almaya başladım. Beş altı yıldır yüzüne bakmadığım CD’lerim bile gözüme orijinal Van Gogh tabloları gibi görünmeye başladı. Dijital teknolojinin bütün imkanlarından faydalanıyorum. Ama bazen bir plağın ya da CD’nin yerini hâlâ hiçbir şey tutmuyor.

Bir şarkının, albümün “gerçek” halini aradığımda karşıma hâlâ plak ve CD’ler çıkıyor. Daha iyi bir önerisi olan?

Mehmet Tez (5 Şubat 2011 tarihli Milliyet’te yayımlanmıştır.)

3 Comments

  • Meriç Egemen 28 August 2014 - 11:09 Reply

    Merhaba, yazınızı okudum ve çok beğendim. Ben hala inatla CD ve plak alan bir müzikseverim. Dijital (bana göre sanal) müzikten nefret ediyorum, hiçbir zaman da sevmeyeceğim. Çevremde çoğu insan bana garip garip bakıyor,ama ben istifimi hiç bozmuyorum. Müzik benim için dokunabilir,koklanabilir olamalı. Bir plağın ve CD’nin jelatinini çıkartıp , albüm kapağına dokunup bakmak benim için bir ritüel.
    Onun için yaşadığım sürece bu heyecanı canlı tutmaya çalışacağım. Yaşasın fiziksel format CD ve plak…

  • WAİORA 28 August 2014 - 15:17 Reply

    insanların müzik tutkusu malesef dediğiniz yöntemle kapitalizmin gölgesinde kaldığından bu yazıya çok ta katılamıyorum.Evet plak çok güzel ises kalitesi mükemmel . cd idare eder ama parasal olarak bakarsanız asgari ücretle çalışan bir adam bir cdye 15 lıralardan başlayan paraları verirse gitsin senede 4-5 cd alsın plak almaya kalksa eski plaklar varyemezlerin elinde antika diye 100 lıralardan başlayan fiyatlarda gitsin birkaç plak alsın bütün sene dinlesin!! şahsen son zamanalarda deezer, spotify veçeşitli müzik paylasım programlarıyla akıllı telefonlarda ulaşılabilen müzik sayısı binlerce herbirini cd de vs de almaya kalkarsak biz yapımcılardan başkasına çalışmayız.onlar zaten reklam konser vesaireden parayı götürüyor varsın bizde böyle keyfimize bakalım.

    • Mehmet Tez 28 August 2014 - 17:14 Reply

      Hem teknoloji hem plak. Biri diğerinin ikamesi değil.

    Leave a reply