NICK HORNBY VE SEVGİLİLER GÜNÜ

0 Posted by - 14 February 2013 - SEVDİĞİMİZ ŞEYLER

Londra temsilcimiz Tülay Kalyon bugünü Nick Hornby’yi yadetmeden bitirmeyin diyor…

İster ‘Gülü bir gün, seni her gün, aşkımızı sadece bir gün mü kutlamalıyız? 364 güne ayıp olmaz mı?’ gibi retorik romantik sorular sorun, ister ‘bunlar kapitalizmin bir oyunu, bizlerse kapitalizmin koyunları değiliz’ diye sloganlar atın. Sevgililer Günü’nden kaçmayı deneyebilirsiniz ama kurtulamazsınız.

14 Şubat gelince, bu nükleer saldırıdan hangi deliğe saklansamda günü kazasız belasız atlatsam diye düşünen bir hacamböceğine dönüşüyorum. Metamorfozumuz karşılıklıysa, size sığınağımızın adresini veriyorum; Nick Hornby – High Fidelity (Ölümüne Sadakat)

“Hangisi daha önce geldi; müzik mi,sefalet mi? Çocukların şiddet dolu filmler izlemesinden endişe duyuluyor. Şiddet kültürünün etkisinde kalacakları düşünülüyor. Kimse çocukların kalp yarası, dışlanma, acı, sıkıntı ve kayıplarla ilgili binlerce şarkı dinlemesinden endişe duymuyor. Sıkıntılarım olduğu için mi popüler müzik dinledim? Yoksa popüler müzik dinlediğim için mi sıkıntı bastı?” diyen Nick Hornby’yi aslında sadece sevgiller gününde anmak çok saçma. Ama seviyorum, ne yapayım?

Tüm zamanların en kötü ayrılıkları top 5’ini yapan Hornby, sizi kendi aşk hayatınızla yüzleştirmeye itip üzer. Sonra “aşk acısı da soğuk algınlığı ya da parasızlık gibidir. Bir süre canınızı sıkar ama geçer” diye teselli eder. Anne gibidir Nick Hornby, geçer der geçer. Aşk acısı da parasızlıklık da geçer. Özellikle, Şubat ayının ortasında beliren o soğuk algınlığı bir kaç güne kalmaz hemen geçer.

Romanın ana karakteri Rob, 35 yaşında mesleki hayatında başarısız, evlenememiş, çocuk yapamamış bir müzik dükkanı sahibidir. İnsanları müzik zevklerine göre yargılar, her şeyi listeler, sıraya koyar. 80’lerde ve 90’larda Stevie Wonder’ın müziğe karşı işlediği suçlarda top 5 listesini herkesin ezbere bilmesi gerekir. Rob, kategorizasyon yapmaya bayılır. Müziği çok sevmesine rağmen, maalesef Ortaçgil’in “Beni Kategorize Etme” şarksından habersizdir, Kuzey Londralı bir İngilizdir.

Kitaptaki esas oğlan Rob, acılara rağmen aşkın da mizahı vardır der. Kitabın yazarı Nick Horby ise bir röportajında “depresyon, müzik ve kitaplarla şenliğe dönüştürülebilir” der.

Bu akşam, sevgililer gününü kutlamak yerine, müzik dünyasının en şahane şarkıları eşliğinde aşk hayatınızın en karanlık noktalarına şöyle bir bakmak isterseniz, Nick Hornby’nin Ölümüne Sadakat’ini okuyun ya da Türkçeye (nedense) Sensiz Olmaz olarak çevrilen Hornby’nin kaleminden uyarlama bu filmi izleyin.

Hiçbirini yapamazsanız, filmin soundtrack’inden bu nadide şarkıyı mutlaka ama mutlaka hakkını vererek dinleyin.

No comments

Leave a reply