Kulaklıklı hayat

1 Posted by - 03 June 2014 - TEKNOLOJİ

Kulaklık markası Beats by Dr. Dre’nin Apple’a 3.2 milyar dolara satışı gündemdeydi. Fırsatı kaçırmayalım, kulaklık meselesine şöyle bir bakalım

beatscook

Nathaniel Baldwin adındaki Amerikalı, 1910 yılında Utah’taki evinin mutfağında, kendi geliştirdiği, sesi yükseltmeye yarayan “kafa seti”ni karşısında oturan ordu görevlisinin başına yerleştirdi. Adamın gözleri yerinden fırladı. Kulaklarında sadece kendisinin duyması için tasarlanmış bir ses vardı. I. Dünya Savaşı yoldaydı ve Amerika’nın önemli bir artısı oluyordu.
O sırada bağırarak konuşmak suretiyle ilk “kulağında kulaklıkla bağırarak konuşan adam” oldu mu kayıtlarda yer almamış. Ama bu ilk kulaklıktı.

Müzik devriminin yoldaşı
Baldwin 104 yıl sonra kendi icadının, üzerine “b” harfi konmuş olan gelişmişini üreten bir rap yıldızının, firmasını 3.2 milyar dolara Apple’a satma yolunda olduğunu görse ne derdi acaba? (“Rap ne?”, “Apple kim?” ve “Baslar çok yüksek” olabilir mi?)
Dr. Dre’nin kurduğu ve geliştirdiği Beats By Dr. Dre markasıyla parlayan Beats Audio geçen hafta Apple’a satılma yoluna girdi. Marka o kadar büyüdü ki kendisiyle birlikte sektörü de büyüttü.
Peki nasıl oldu da kulaklık hayatın vazgeçilmez bir parçası oldu?
Aslında kulaklık ilk ne zaman bu kadar önemli oldu, artık biliyorsunuz. Keşfedilir keşfedilmez. Amerikan ordusu bununla savaş kazandı. Ama asıl savaş kulaklıkla bugün kazanılıyor. Dünyada
7 milyar insan var ve giderek artıyor. Onları kulaklık kullanarak öldüreceğinize hepsine birer tane satıp zengin olun. Yaşasın global kapitalizm.
Kulaklık aslında öngörülemeyen
şekilde patlama yapan bir aksesuar.
iPod ile başlayan kişisel müzik devriminin
en önemli yoldaşı. Giderek kişiselleşiyor, kişiselleştikçe pazarı da büyüyor. Bu arada müzik de inanılmaz derecede farklı bir şeye dönüşüyor. Tarihi anlamı olan sosyal yanını kaybediyor. İnsanlar bugün müzik dinlemek için bir araya gelmek zorunda değil. Kulaklıkla yalnız takılıyorlar. Dünyada festivaller her yaz bu açığı kapadığı için bu kadar kalabalık.
2013’te global kulaklık satışlarındaki artış yüzde 95. Premium denen
100 dolardan, yani yaklaşık 200 liradan pahalı lüks kulaklık satışlarındaki artış ise yüzde 25. Bugün bütün kulaklık satışları içinde lüks olanların oranı yüzde 43.

Neden herkes bir kulaklık satın alıyor?
Moda sitelerinde mesela elbisenize ya da gittiğiniz kokteyle ya da partiye uygun “cool” kulaklıklar satılıyor bugün. Ona da gerek yok, satılan her telefonla bir adet de kulaklık satılmış oluyor zaten. Tak konuş ya da tak otobüste, kafayı cama dayayıp dinle…
Eskiden “çıkar çocuğum kulağından şunu” denirdi, şimdi dünya değişti. Ekonominin motoru ağır sanayiden servis sektörüne
döndü, en gözde iş kollarının neredeyse yüzde 70’i masa başında kulaklık takıp konsantre olmayı gerektiriyor. Dünyayı bilgisayardan takip ediyoruz ve bunu yaparken kafamızda bir kulaklık var. Benim şu anda bunu yazarken var. Muhtemelen okurken sizin de var.
Onu da geçin toplu ulaşımda, sokakta, spor yaparken müzik size eşlik edebilir artık. Müzik bugün kulaklıkla dinleniyor. Üretilen tarzlar ve sound’lar hatta kayıt teknolojilerinde bile kulaklık stratejisi hâkim.
İnsanlar kendi kendilerine geçirdikleri zamanın büyük kısmında kulaklarında bir kulaklıkla geziyor.
Aslına bakarsanız benim gibi walkman’den beri kulaklık takan bir
eski topraksanız ve müzik dinlemek sizin için her zaman kişisel bir şey olduysa keyfinize diyecek yok. Şahane bir dünyada yaşadığımız bile söylenebilir. Eskiden evinde çok iyi ses elde etmek isteyen biri iyi bir araba parasını bayılmak durumundaydı. Hâlâ aynı durumda aslında. Ama o sesi kulakta üretmek için 500 lira verseniz dünyanın en mutlu insanı olursunuz.
“Teknoloji lüksü ucuzlatıp kitlelerle buluşturuyor” diyebiliyorsak en çarpıcı örneği bu.

Hangi kulaklığı almalı?

BUGÜN kulaklık kişisel bir prestij objesi olduğu için bu sorunun binlerce doğru yanıtı var. Neye ihtiyacınız var, ne kadar bütçeniz var, müzik sizin için ne kadar önemli? Bunlar hep seçimi etkiler. Marka, model verecek değilim çünkü sonu yok. Her gün yenisi çıkıyor. En doğru yol, almayı düşündüğünüz kulaklığı her zaman müzik dinlediğiniz cihazda denemek. Masa başında konfor önemli olabilir ama yolda hareketli ortamlardaysanız küçük ve hafif olmalı. Kulağın içine giren kulaklıkları hiçbir zaman sevemedim, tavsiye de etmem. Baldwin kulaklığı buldu ama iflas etti. Sefasını sürmek Dr. Dre’ye nasip oldu resmen.

No comments

Leave a reply