Jennifer Lopez’in poposu şarkı yapmış

1 Posted by - 29 September 2014 - HAFİF TV, KÖŞE YAZISI

Jennifer Lopez’in poposundan daha az göründüğü klibiyle dikkat çeken “Booty” isimli şarkıda Iggy Azalea’nın poposuyla düet yapılmış. Birlikte hayli uyumlu olmuşlar. Pop müzikte gelinen son nokta sanırım bu

“Şarkıda popolar arasındaki ilişkilere ve modern çağda poponun yalnızlığına vurgu yapılıyor. Elbette dünyanın her yerindeki popolar için alınacak önemli dersler var bu şarkıda.”
Sanırım bizim de müzik yazarı olarak bu popo bombardımanına böyle şeyler yazmamız gerekiyor. Gerçekten bugün pop müziğin geldiği yer harika. Popo sallamak (twerking) geçerli bir janra haline geldi. Bu janranın en büyükleri arasında bugün Nicki Minaj var. Miley Cyrus genç popo sallamacılardan ve 2000’lerde dünyayı sarmaya başlayan bu önemli geleneği yeniden trend haline getiren isimlerden. Beyonce bir seviyeli popo sallamacı. Daha adını sayamayacağımız onlarca yüzlerce, binlerce popo sallamacı her kalitede rapçinin, çılgın olmaya çalışan popçuların arkasında popo sallıyor her gün. Siz işe giderken, kahvenizi çayınızı içerken onlar sabah kalkıp işe gidip popo sallıyor.
Twerking Afrika kökenli bir etnik dans iken artık bugün iyiden iyiye popun çaresizliğinin kanıtı. Müziklerin giderek sıradanlaşıp düşüşe geçtiği bir ortamda popoların önem kazanması da elbette şaşılacak bir durum değil. Hayır herkes bildiği gibi yapsın bize ne de, burada kaçınılmaz bazı gözlemler var.

Avangart düşüncenin, sanatta sınırları zorlamanın, modanın, arıza olmanın, provokasyonun nicesini gördük, öğrendik, yaşadık 20. yüzyıl müzik tarihinde.
Ama böylesi? Bu kadar fikirsizlik, çaresizlik? İnsan üzülüyor.
Popun popülerliği maalesef 20. yüzyılda kaldı. 21. yüzyıla da kala kala bunlar kaldı. Pop bir müzik türü olarak hayatına devam edecek her halükarda ama popülerliğini ve ruhunu çoktan kaybetti. Hem de uzun zaman önce kaybetti. Bunu görmek için 30 yıl önceki 20 yıl önceki listelere bakın, bir de şimdiki listelere bakın.
Pop şarkıcıları bugün kapı kapı dolaşan eyyar satıcılardan başka bir şey değil. Dünyayı dolaşıp telefon, içecek, televizyon, araba, giyim kuşam, parfüm, internet, cep telefonu aboneliği, bireysel emeklilik ya da kredi pazarlıyorlar.
Müzik ise tamamen ürün tasarımıyla ilgili. İşin içinde onun aracılığıyla pazarlanacak bir şey yoksa müziğin de bir anlamı olmuyor sektör için.
Algı yönetimi, tüketici davranışı kontrolü, farklı segmentlere göre geliştirilen pazarlama stratejileri. Popun arkasında bunlar var. Ve bu durum müziğin samimiyetini elinden alıyor.
Yapılan bir işe destek vermek farklı, o işi kendi amacına uygun şekillendirmek farklı. Bugün artık bu ikinci aşamanın çalışmadığı noktadayız. Evet belki ürün satılıyor ama müzik?
Guardian’da okuduğum Paul Foley imzalı yazı popun ölümünü ilan ediyor ve geleceğin popüler müziği olarak yeniden yükselişe geçen klasik müziği gösteriyor. Kısmen katılıyorum. Buna cazı (blues ve türevleri dahil) ekliyorum. Ve elbette indie, alternatif müzikleri de tek bir tür olarak paketleyip üçüncü sıraya yazmak istiyorum.
Pop müziğin popülerliğini elinden alırsanız geriye kitlelerin dinlediği sadece bu müzikler kalıyor zaten.
Thurston Moore’un yıllar önce söylediği şahane bir laf var.
“İnsanlar rock’n roll’u gençlik kültürü olarak görüyor. Peki gençlik kültürü büyük sermaye tarafından ele geçirilirse gençlik ne yapacak? Bence gençlik kültürünü yıkan yalan kapitalist süreci yıkmalıyız.”
Burada hem müzisyenlere hem de müzikle içiçe geçmiş sermayeye çıkarılacak dersler var.

(Fotoğrafta Iggy Azalea ile Lopez’in poposu görülüyor.)

No comments

Leave a reply